Enerji verimliliği, gürültü azaltımı, daha yüksek dayanıklılık ve kaliteye yönelik artan taleplerin yanı sıra maliyet rekabeti gereksinimi, ev aletlerinin tasarım ve geliştirme süreçlerini oldukça zorlaştırmaktadır. Bu zorluğa ek olarak, ev aletleri pazarı; köklü markalar ile yenilikçi yeni oyuncuların, 2026 yılında 735,8 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenen pazardan pay almak için kıyasıya rekabet ettiği bir yapıya sahiptir.


Küresel markalar olan Gorenje, ASKO ve Hisense’i, bunların Avrupa’daki gelişim faaliyetlerini ve ayrıca ATAG, Pelgrim, Mora ve Körting gibi yerel markaları bünyesinde bir araya getiren Hisense Europe, bu rekabetçi pazarda lider konumdadır. Peki Hisense Europe bu başarısını nasıl sürdürüyor? Hisense Europe Ön Geliştirme Departmanı Sayısal Simülasyonlar ve Akustik Grubu Başkanı Blaž Starc’a göre, şirketin “mirası, sürekli mühendislik gelişimi üzerine inşa edilmiş bir temele dayanıyor.”





Hisense Europe’un vizyonu, dünyanın tasarım odaklı en yenilikçi ev aletleri şirketi olarak müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaktır. Starc, “İleri ve akıllı üretim teknolojilerine öncülük etmekten gurur duyuyoruz.” diyor.


Günümüzde Hisense Europe, yenilikçi tasarım ve geliştirme uygulamalarını kullanarak pişirme (örneğin yeni nesil indüksiyonlu ocakların geliştirilmesi), bulaşık yıkama (yeni fonksiyonlara sahip son teknoloji bulaşık makinelerinin tasarlanması), çamaşır bakımı (yeni nesil kurutma makinelerinin geliştirilmesi), soğutma ve büyük veri ile gelişmiş cihaz izleme sistemlerinin entegrasyonu gibi son derece geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır.


Starc’ın “çok disiplinli bir rüya takımı” olarak tanımladığı ekibi; yapısal dinamikler, akışkanlar dinamiği ve elektromanyetik alanlarında uzman mühendislerden oluşmaktadır. Bu uzmanlıklar, temel ürünlerin tasarım ve optimizasyonundan sıfırdan özel bir Gürültü, Titreşim ve Sertlik (NVH) laboratuvarının kurulmasına kadar birçok alana doğrudan katkı sağlamaktadır.


Bu başarılar, Hisense Europe’un geleceğini şekillendirmek açısından kritik öneme sahiptir. Starc, “Biz sadece küçük güncellemeler yapmıyoruz; akıllı evin geleceğini tasarlıyoruz.” diyor.


Elbette, bu kadar rekabetçi bir pazarda çok sayıda ürünün geleceğini yeniden tasarlamak kolay değil. Bu nedenle Hisense Europe ekibi, süreçlerini ileriye taşımak için Synopsys bünyesindeki Ansys’in simülasyon çözümlerinden yararlanıyor.


Simülasyon, Hisense Europe’ta Yenilik ve Sürdürülebilirliği Nasıl Destekliyor?


Starc, “Ansys simülasyon çözümleri, mühendislik araç setimizin hayati bir parçasıdır.” diyor. “Gelişmiş simülasyon, bizi geleneksel ‘deneme-yanılma’ fiziksel prototipleme yöntemlerinden öngörüye dayalı sanal mühendisliğe geçirmemizi sağlıyor. Bu yaklaşım yalnızca büyük ölçüde zaman ve malzeme tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda normalde keşfedemeyeceğimiz son derece yenilikçi tasarım alanlarını da incelememize olanak tanıyor.”


Örneğin, simülasyon sayesinde ekip, yeni ve yenilikçi tasarımları analiz edebiliyor ve normal şartlarda çok fazla kaynak gerektiren ya da gerçekleştirilmesi zor veya imkânsız olan görevleri sanal ortamda yerine getirebiliyor. Starc’ın ifadeleriyle, simülasyon “fiziksel olarak mümkün olanın sınırlarını zorlamaya” yardımcı oluyor.


Ansys ürünlerinin bir diğer temel avantajı ise “geniş çoklu fizik (multiphysics) yetenekleridir.” Starc’a göre, “Modern ev aletlerinin arkasındaki mühendislik son derece karmaşıktır.” Bu nedenle, bu ürünlerin doğru şekilde incelenmesi ve optimize edilmesi için çoklu fizik analizleri vazgeçilmezdir.


Bu çok disiplinli çözümlerin ev aletlerinin tasarım ve optimizasyonunda nasıl kullanıldığına ilişkin olarak Starc, ekibinin etkisini gösteren üç temel alanı paylaştı.